17:50 - Candan Erçetin, 20 Mart 2026 akşamı Royal Seginus Hotel sahnesinde unutulmaz bir konsere imza attı.
00:55 - Türkolog Gülsel Özkırım Hayatını Kaybetti
00:55 - Katılım Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Temel’den Ramazan Bayramı Mesajı
00:30 - Biyografik Müzikali Geliyor
23:55 - ÖLENE KADAR SÜREN AŞK ANCAK FİLMLERDE OLUR
00:10 - Murat ve Vildan Keloğlu dostlarI için Ramada da Bayram öncesi verdiği son iftar yemeği.
23:45 - Arabesk Müziğin Usta İsmi Cansever’in Tedavi Süreci Başladı: 26 Mart’ta İlik Nakli Gerçekleşecek
18:55 - Mrs Nederlands 2026 Finalisti Türk kızı Valya Akman
02:05 - İstanbul Valisi Davut Gül, Cem TV’ye başarılar diledi
19:30 - Kültürlerin buluşma noktası Cem Televizyonu yenilendi
Bu ilham verici sergi, 28 Mayıs’a kadar İşlik Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir…
14 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşan bu özel sergi, yalnızca estetik bir deneyim değil; aynı zamanda nesiller arası bir sanat yolculuğunun izlerini taşıyan duygu yüklü bir anlatı sunuyor. Seramik sanatçısı bir anne olan Özlem Yıldırım ile ressam kızı Alya Nulpeda Yıldlrım’ın, yıllar içinde şekillenen ve yoğrulan üretimlerinin buluştuğu bu sergide, sanatın kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığına tanıklık etmek mümkün.
Serginin seramik bölümünde yer alan eserler, Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünden fakülte birincisi olarak mezun olan Özlem Yıldırım’ın imzasını taşıyor. Sanat hayatına başladığında henüz 1,5 yaşında olan kızını da atölyelere ve üniversite kampüsünde büyüten bu sanatçı anne, kızını sanatın içinde yetiştirdi. O küçük yaşlarda, seramik çamurunun kokusu ve fırça darbeleriyle tanışan kız çocuğu, zamanla annesinin izinden gidip annesini her adımda idol olarak görerek sanatı bir yaşam biçimine dönüştürdü.

Çocukluğu boyunca annesiyle birlikte çizimler yaparak, seramik hamurlarıyla oyun oynayarak ve sanatın birçok dalını keşfederek büyüyen genç sanatçı Alya Nulpeda Yıldlrım, müziğe olan tutkusu ve görsel sanatlardaki duyarlılığıyla dikkat çekti. Annesinin hem ilham verici hem de destekleyici yaklaşımıyla özgüvenle büyüyen bu genç kadın, bugün Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimine devam ediyor.
2019 yılında adını kızının adını koyduğu Nupeldart sanat atölyesini faaliyete geçirip kendi seramik atölyesi kuran anne, bu mekânı yalnızca kendi özgün çalışmalarına ayırmakla kalmayıp aynı zamanda pek çok insana seramik sanatını öğrettiği üretken bir alan haline getirdi. Yıllar içinde emekle ve tutkuyla inşa edilen bu atölye, şimdi bir sergiye dönüşerek sanatseverlerle buluşuyor.

Anne-kızın ilk ortak sergisi olan bu etkinlik, sadece bir sanat buluşması değil; aynı zamanda bir bağın, bir mirasın ve birlikte üretmenin yürekten gelen anlamının görünür olduğu bir anlatım sahası.
Sanatın ilmek ilmek işlendiği bu sergi, izleyicilere estetik bir deneyim sunarken; aynı zamanda sanatla büyüyen bir çocuğun, ilham aldığı annesiyle yan yana üretebildiği bir yaşam öyküsünü gözler önüne seriyor.