02:40 - DERYA BERİL AKÇALI FİLM TEKLİFİ
02:30 - 50Fifty Yine Gündemi Belirliyor ( 5 ŞUBAT YENİ BÖLÜM -162 )
16:25 - KKTC Turizm ve Başarı Ödülleri, 7 Şubat’ta Les Ambassadeurs Hotel’de düzenleniyor.
12:15 - “Kaç Para Bi Fön?” Oyunu Prömiyerde Ayakta Alkışlandı
12:10 - Muazzez Abacı şarkılarıyla anıldı
12:05 - KIBRIS’DA EĞLENCE NOKTASI ÜLFET SHU
16:20 - Bulgaristan Svilengrad’da müzik dolu, unutulmaz bir gece!
16:00 - Seda Tripkolic’ten Aşk İtirafı Gibi Şarkı: “Dönsün Geri”
15:15 - GÖZ KAMAŞTIRDI!
15:00 - CADDELER KARIŞTI: ÇAĞATAY ULUSOY SANDILAR, LİNET ÇIKTI!
Türk moda sahnesinin en yaratıcı isimlerinden Gizem Altay, tasarımlarında cesaret, zarafet ve duyguyu aynı çizgide buluşturan özgün bir vizyonun temsilcisi.
Türk moda sahnesinin en yaratıcı isimlerinden Gizem Altay, tasarımlarında cesaret, zarafet ve duyguyu aynı çizgide buluşturan özgün bir vizyonun temsilcisi.
Klasik haute couture disiplinini çağdaş formlarla harmanlayan tasarımcı, sahne estetiğini yeniden tanımlayarak moda dünyasında kendine özgü bir alan yarattı.
Altay’ın kostümleri yalnızca birer tasarım değil; sanatçının ruhunu ve performans enerjisini yansıtan birer hikâye. Hande Yener, Mustafa Ceceli gibi Türkiye’nin önde gelen isimleri için hazırladığı sahne kıyafetleri, onun “görsel bir dil” yaratma gücünü ortaya koyuyor. Her parça, sahnede bir karaktere, bir duyguya dönüşüyor.
Yalnızca müzik dünyasıyla sınırlı kalmayan Altay, “Notre Dame’ın Kamburu” tiyatro oyununun dramatik atmosferinden, Watsons gibi markaların gösteri projelerine kadar uzanan geniş bir yaratım alanında çalışıyor. Her işinde markanın ya da sanatçının kimliğini sanatsal bir anlatımla birleştirmeyi başarıyor.
Sektördeki başarısının yanı sıra moda yarışmalarında jüri üyeliği yaparak genç tasarımcılara rehberlik eden Altay, deneyimini paylaşmaktan da çekinmiyor. Onun için moda; “giyinmekten öte, bir duyguyu şekle sokmak ve kadının içsel gücünü görünür kılmak.”
Gizem Altay bugün, Türkiye’nin sahne ve moda ekseninde yeni bir dönem başlatan isimlerinden biri olarak anılıyor. Her tasarımında hem sanatı hem kadını kutlayan bu duruşu, onu sadece bir moda tasarımcısı değil, sahnenin duygusal mimarı haline getiriyor.
