17:50 - Candan Erçetin, 20 Mart 2026 akşamı Royal Seginus Hotel sahnesinde unutulmaz bir konsere imza attı.
00:55 - Türkolog Gülsel Özkırım Hayatını Kaybetti
00:55 - Katılım Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal Temel’den Ramazan Bayramı Mesajı
00:30 - Biyografik Müzikali Geliyor
23:55 - ÖLENE KADAR SÜREN AŞK ANCAK FİLMLERDE OLUR
00:10 - Murat ve Vildan Keloğlu dostlarI için Ramada da Bayram öncesi verdiği son iftar yemeği.
23:45 - Arabesk Müziğin Usta İsmi Cansever’in Tedavi Süreci Başladı: 26 Mart’ta İlik Nakli Gerçekleşecek
18:55 - Mrs Nederlands 2026 Finalisti Türk kızı Valya Akman
02:05 - İstanbul Valisi Davut Gül, Cem TV’ye başarılar diledi
19:30 - Kültürlerin buluşma noktası Cem Televizyonu yenilendi
Moodist Psikoloji ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Hasırcı:
Dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen yeme bozuklukları, özellikle gençler arasında alarm verici bir hızla artıyor.
Moodist Psikoloji ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Hasırcı:
Dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen yeme bozuklukları, özellikle gençler arasında alarm verici bir hızla artıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 9 milyon kişi yeme bozukluğu tanısı alıyor. Bu rahatsızlıklar arasında en ölümcül olanlardan biri de Anoreksiya Nervoza.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Hasırcı, anoreksiyanın yalnızca bir beslenme problemi değil, bireyin psikolojik acısını beden üzerinden ifade ettiği çok daha derin bir ruhsal çatışmanın dışa vurumu olduğunu vurguluyor. Özellikle gelişim çağındaki gençleri hedef alan sosyal medya baskısı, hastalığın yaygınlaşmasında önemli bir rol oynuyor.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beste Hasırcı; “Anoreksiya Nervoza, kişinin kilo alma korkusuyla yemek yemeyi reddetmesi, ciddi kilo kaybı yaşaması ve beden algısında bozulmalarla seyreden bir psikolojik rahatsızlık olduğunun altını çiziyor. Hasırcı, “anoreksiyayı anlamak için sadece yeme davranışlarına değil, bu davranışların altında yatan kontrol, değersizlik, utanç, stres, görünür olma arzusu gibi duygulara da odaklanmak gerekiyor.” diyor.
Yeme Bozukluğu Bir Hastalık Değil; Belirtidir!
Klinik Psikolog Beste Hasırcı: “Yeme bozukluğu bir hastalıktan ziyade bir belirtidir. Tıpkı ateşin altta yatan enfeksiyonun habercisi olması gibi, anoreksiya da bireyin ruhsal acısını ifade ettiği bir sinyal olduğunu vurguluyor.
“Filtreli Beden Olma” İsteği Yaygınlaşıyor!
Hasırcı: “özellikle fotoğraf ve Video paylaşımı yapılan sosyal medya kanallarında ve diğer dijital platformlarda öne çıkan “kusursuz beden” algısı, gençler üzerinde benlik algısını derinden etkileyen bir baskı oluşturuyor. Sürekli filtrelenmiş görüntülerle karşılaşmak, bireylerin gerçekçi olmayan standartlara göre kendilerini değerlendirmelerine neden oluyor. Sosyal medya yalnızca estetik kaygıyı değil, bireyin kendini kontrol etme ve kabul görme ihtiyacını da tetikliyor. Bu da yeme davranışları üzerinde baskıcı bir hale dönüşebiliyor.”
Yeme Bozukluğunun Psikolojik Kökleri: Aile, Travma ve İçsel Çatışmalar
Klinik Psikolog Beste Hasırcı; “Yeme bozuklukları yalnızca sosyal medya etkisiyle değil; duygusal ihmal, kontrolcü ebeveyn tutumları, eleştirel aile yapısı ya da çocuklukta yaşanan travmatik olaylar gibi derin psikolojik faktörlerle de ilişkilidir. Yeme, birey için duygusal bir başa çıkma aracı haline gelirken, beden bir anlamda savaş alanına dönüşür.” Hasırcı’ya göre yeme bozukluklarını anlamanın en önemli yollarından biri, bedenin verdiği sinyalleri “bir dil” olarak okumaktan geçiyor: “Yemek yememek bazen sadece yememek değildir. Bu, bireyin duygu dünyasında yaşadığı karmaşayı dışa vurduğu bir ifade biçimi olabilir.”
TEDAVİSİ MÜMKÜN: MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM ŞART
Anoreksiya tedavisi, yalnızca kilo aldırmayı ya da kişiyi yemeğe zorlamayı değil, duygusal onarımı, kendilik algısının yeniden inşasını ve bireyin sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmesini hedefler.
Tedavi protokolü:
Beste Hasırcı sürecin sabır gerektirdiğini ancak doğru yaklaşımla iyileşmenin kesinlikle mümkün olduğunu vurguluyor.
