16:15 - ADEM ERTÜRK SESSİZLİĞİNİ BOZDU
16:10 - TİA Otomotiv’den 50. Yıla Yakışan Güçlü Organizasyon
16:05 - YASEMİN ÖĞÜN VE ZEHRA IŞIK’TAN 23. SEZONA ÖZEL ŞIK DAVET
04:45 - MURAT ACAR DEFİLESİNDE MERMER PODYUMDA MODA RESİTALİ
04:40 - ECE GÜRSEL’İN YENİ KLİBİ İLK KEZ NR1 MAGAZİNDE
04:30 - Altay’dan Örnek Davet: Boğaz’da Gönül Köprüsü Kuruldu!
04:10 - FULİN, POP MÜZİĞİN KİMYASINI DEĞİŞTİRECEK ŞARKI ARAYIŞINDA
03:35 - Türkçe Punk Rock’ın Sarsılmaz Kalesi Second’dan Yeni Single: “Bana Hiç Gerek Yok” Yayında!
03:30 - Feyzi Kaya İsveç Fahri Konsolosu oldu
19:35 - En Moda Uluslararasi Ödül Töreni için geri sayim basladı.
Kimi insanlar kelimelerle dokunur,
kimi insanlar kalbe elleriyle…
Ve bazen hayat, aynı masada bu iki dokunuşu yapanları buluşturur.
Kimi insanlar kelimelerle dokunur,
kimi insanlar kalbe elleriyle…
Ve bazen hayat, aynı masada bu iki dokunuşu yapanları buluşturur.
Türk edebiyatının duygulara yön veren ismi Ahmet Selçuk İlkan ile, kalbe yeniden hayat veren başarılı kalp cerrahı Doç. Dr. Veysel Başar karşı karşıya geldi.
Bu buluşmanın konusu belliydi: Kalp…
Ama sadece biyolojik anlamda değil.
İnsanın taşıdığı yüklerin, yaşadığı heyecanların, biriktirdiği kişilerin ve umutların merkezi…
Ahmet Selçuk İlkan, çok sayıda insana yazdığı şiirlerin ve şarkıların ustası…
O akşam, kendisine en hassas konuyu, yani kalbini, bu kez sözlerle değil, tahlil sonuçlarıyla masanın üzerine bıraktı.
Sonuçları büyük bir titizlikle inceleyen Dr. Veysel Başar, maddeyi tek tek anlattı;
nelerede dikkat edilmesi,
hayat ritminin nerede hızlanıp nerede yavaşlaması,
kalbinin hangi sıcaklıkta sevip hangilerine isyan ettiğini…
Bu konuşma yalnızca bir hekim-şair sohbeti değildi.
İki ustanın mesleklerini aynı ortak noktada buluşturduğu bir anıydı.
Çünkü biri yıllardır insanların kalp sızısını dizelere dökerek hafifletirken
diğer insanların kalp ağrılarını ameliyat masasında dindirerek hayat verdi.
Kuruçeşme kahvesinde bu buluşma tam anlamıyla kaderin zarif bir tesadüfüydü.
Kalp, hem sanatın hem bilimin merkezidir.
Ve o masada, biri duyguyu yazdı, başka kalbe can verdi; aynı ritimde buluştular.
Hayatın karmaşıklığında en çok yorulan şeyin bedende değil, kalp olduğu bir kez daha hatırlandı.
Ahmet Selçuk İlkan’ın yaşadığı sohbet boyunca dikkatli ve düşünceleli ifadesi, Dr. Veysel Başar’ın sakin ama net anlatımıyla birleşince çok özel bir atmosfer oluştu.
Bir masada iki ayrı dünya vardı;
biri kalbe şiir yazıyordu,
diğeri kalbe yeniden nefes veriyordu.
Ve o akşamın sonunda anlaşılan şuydu:
Kalp, hangi dile konuşursa konuşsun, hep aynı duyguda birleştirir.
