01:20 - BY MUSTAFA VE ZEYNEL KILIÇ’TAN OLİGARK İSTANBUL’DA HALLOWEEN FIRTINASI!
00:55 - EBRU AKÇAY İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ OLDU!
22:35 - OKYANUS BOZKURT’UN 20. YAŞ KUTLAMASI İSTANBUL GECELERİNE TAŞINDI!
20:35 - ASLI MUTLU’DAN EKRANLARA GÖRKEMLİ DÖNÜŞ!
20:20 - AYLİNCE’NİN KLİBİNE ŞAMPİYON KONUK
17:25 - DÜNYACA ÜNLÜ RESSAM AHMET GÜNEŞTEKİN, KUBAT’LA MİKROFON BAŞINDA!
17:20 - Gözde Demirbilek’ten Sürpriz Hamle: “Albümsüz Assolist” Tarihe Karışıyor
16:55 - GÜZELLİĞİN ZARAFETİ, İYİLİĞİN GÜCÜ! MONA GRACE’TEN ANLAMLI DESTEK
15:20 - ALİ BEY RESORT SORGUN’DA NAR FESTİVALİ: SIDE’NİN MİRASINDAN İLHAM ALAN BİR BULUŞMA
01:40 - MELEK MOSSO’DAN OLAY SÖZLER: “ZOR ŞARKILARI YOLLUYORLAR, BEN HEPSİNİN İÇİNDEN GEÇİYORUM!”
Yönetmen Burak Akan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için kaleme aldığı çarpıcı metinle dikkatleri üzerine çekti.
Yönetmen Burak Akan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için kaleme aldığı çarpıcı metinle dikkatleri üzerine çekti. Emeği yalnızca bir çalışma biçimi değil, insanın varoluşsal kimliği olarak tanımlayan Akan’ın sözleri, kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.
Kendine has anlatım dili ve derinlikli bakış açısıyla öne çıkan Yönetmen Burak Akan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde yayımladığı metinle bir kez daha fark yarattı. Klasik kutlama mesajlarının dışına çıkan Akan, emeği bir “varlık meselesi” olarak ele alarak dikkat çeken ifadelere yer verdi.
İşte Burak Akan’ın o etkileyici 1 Mayıs metni:
“1 Mayıs…
İnsanın kendine attığı imzanın, varoluşuna düştüğü dipnotun adıdır. Çünkü emek, sadece kazanmak için harcanan bir güç değil; insanın kendi hakikatini yoğurduğu, kendini inşa ettiği en kadim eylemdir.
Bizler çoğu zaman sonucu alkışlayan bir çağın çocuklarıyız. Işığa bakarız ama o ışığı yakan elleri görmeyiz. Oysa her eser, her zafer, her ayakta duran hayat; görünmeyen bir emeğin, adı anılmayan bir direnişin üzerine kuruludur. Ve bilinmelidir ki o görünmeyen şey, aslında en gerçek olandır.
Emek; bir iş değil, bir ahlaktır.
Alın teri; bir yorgunluk değil, bir karakterdir.
Ve insan; sahip olduklarıyla değil, ortaya koyduklarıyla insandır.
Benim nazarımda büyüklük; daha fazlasına sahip olmak değil, daha fazla emeği koruyabilmektir. Çünkü gerçek güç; alkışlanmakta değil, hakkı teslim edebilmektedir. Ve bir toplumun aynası, en zayıfının emeğine gösterdiği saygıdır.
1 Mayıs’ı bu yüzden bir kutlama değil, bir yüzleşme olarak görüyorum.
Kendimizle, sistemle ve birbirimizle…
Görünmeden var edenlere,
Konuşmadan anlatanlara,
Yorulsa da vazgeçmeyenlere…
Bu dünyanın yükünü omuzlayan herkese…
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nüz kutlu olsun.”
Burak Akan’ın kaleme aldığı bu metin, klasik mesaj kalıplarının ötesine geçerek 1 Mayıs’a farklı bir perspektif kazandırırken; emeğin anlamına dair güçlü bir düşünsel çerçeve sundu.
