05:20 - Özdemir’den Trafik Cezaları Görüşülürken Vicdan Vurgusu: “Sorun Bütçede Değil, Vicdanda”
18:45 - “Hâne”, Tophane-i Âmire’de Cumhurbaşkanı’nın Katılımıyla Açıldı
18:35 - Emel Bilenoğlu’ndan Gazeteciler Günü’ne Özel Kahvaltı Daveti
15:50 - Sapanca’da Flaş Çekim! Semih Palancı Türkiye Güzelleriyle Ortalığı Karıştırdı
14:30 - Zeynep Duru Güleç’in kıyafetlerine Jeyan Gedik imzası
14:25 - Kıbrıs Güzel’i Ziynet Sali
14:20 - MÜNÜR YILDIZ’DAN NOSTALJİYE SAYGILI, GÜÇLÜ BİR YORUM: “SEVMEK KİM, SEN KİMSİN”
14:10 - ATA DEMİRER GAZİNOSU 2026’YA KAPALI GİŞE BAŞLADI
04:25 - Kemal Cenk İçten ile Röportaj
2026’ya Girerken: Takvim Değişir, Biz Ne Kadar Değişiriz?
Bir yıl daha bitti.
2026’ya Girerken: Takvim Değişir, Biz Ne Kadar Değişiriz?
Bir yıl daha bitti. Takvim yaprakları hızla çevrildi, ajandalar doldu, silindi, yeniden yazıldı. Şimdi kapıda 2026 var. Yeni bir sayı, yeni bir umut, belki de eski alışkanlıkların biraz daha makyajlanmış hâli… Her yıl olduğu gibi bu yıl da “yeni başlangıçlar” diyoruz. Ama asıl soru şu: Gerçekten neyi değiştirmeye niyetliyiz?
Yeni yıl geceleri garip bir eşikte durur. Bir yanımız geçmişin muhasebesini yapar; “Keşke”ler, “iyi ki”ler, yarım kalan cümleler… Diğer yanımız ise geleceğe bakar; büyük hedefler, temiz sayfalar, uzun listeler. Oysa hayat çoğu zaman listelerden değil, küçük ama kararlı adımlardan ilerler. Belki 2026’nın bize fısıldadığı şey de budur: Daha az söz, daha çok istikrar.
Son yıllar bize belirsizliğin yeni normal olduğunu öğretti. Planlar bozulabiliyor, dengeler değişebiliyor. Ama tam da bu yüzden, kontrol edebildiğimiz alanlara dönmek gerekiyor. Daha iyi dinlemek, daha az acele etmek, daha çok anlamaya çalışmak… Büyük devrimler yapamasak bile, günlük hayatımızda küçük iyileştirmeler mümkün.
2026’ya girerken beklentilerimizi de gözden geçirmek fena olmaz. Her şeyin bir anda düzelmesini beklemek yerine, zor olanla yaşamayı öğrenmek belki daha gerçekçi. Mutluluk dediğimiz şey çoğu zaman büyük anlarda değil; sabah içilen bir çayda, zamanında edilen bir teşekkürde, yarım bırakılmayan bir sohbette saklı.
Yeni yıl dilekleri genelde sağlık, huzur ve başarı etrafında döner. Bunların hepsi kıymetli. Ama belki bu yıl kendimize farklı bir dilek tutabiliriz: Daha sahici olmak. Kendimize, birbirimize ve hayata karşı. Çünkü sahicilik varsa, umut da var.
2026 hoş geldin. Mucizeler vaat etmeni beklemiyoruz. Ama bize biraz cesaret, biraz sabır ve bolca farkındalık getirirsen, gerisini birlikte hallederiz.