17:15 - Hülya Koçyiğit: “Yeşilçam Döneminin Türk Sinemasındaki Yeri Unutulmamalı”
13:20 - Özgür Aras ve Destek Yayınları El Sıkıştı… Yeni Kitap Haziran’da!
13:10 - Gül Erda’dan “Anne Kafamda Bit Var” Galasına Anlamlı Katılım
13:00 - İstanbul gecelerinin zarif sesi, sahnelerin güçlü kadını: Yasemin Uludoğan…
12:45 - Quality of magazine’den Cahide Palazzo’da 17. yıla özel gövde gösterisi
01:45 - Rotahane’den Ankara’da Görkemli Final
22:30 - Dişi Pavoretti Çilem Duman’dan Görkemli Tanıtım
22:05 - Özgür Aras’tan hayat dersleri “Şöhret sandığınız gibi değil”
21:25 - Zeki Arkun, Simge Sağın ile bir araya geldiği yeni teklisi “Yeni Biri” ile dinleyicisiyle buluştu.
Ekranların sevilen ismi Derya Taşbaşı, yıllardır sunduğu programlarla izleyicilerin kalbinde taht kurdu.
Ekranların sevilen ismi Derya Taşbaşı, yıllardır sunduğu programlarla izleyicilerin kalbinde taht kurdu. Ancak o, sadece bir sunucu değil; aynı zamanda içerik üretme tutkusu hiç bitmeyen bir medya insanı…
Şimdilerde ekranlardan uzak olsa da, bu bir mola değil, aksine yeni projelerin habercisi! Derya Taşbaşı, televizyon dünyasındaki değişimleri, güzellik algısını ve gelecekteki planlarını anlatırken çarpıcı tespitlerde bulunuyor.
“Artık Herkes Aynı Görünüyor”
Güzellik algısının giderek tek tipleştiğini vurgulayan Taşbaşı, ekranlarda herkesin estetikli görünmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor:
“Öyle bir noktaya geldik ki artık insanların yüzüne bakınca kim nerede dolgu yaptırmış, hangi işlemden geçmiş tek tek okuyabiliyoruz. Oysa güzelliğin sırrı bu kadar basit olmamalı! Estetik dokunuşlar tabii ki var ama neden herkes aynı yüz ifadesine, aynı keskin çene hattına, aynı kalkık kaşlara sahip olmak istiyor? Farklı yöntemler varken neden doğal yaş alma sürecine saygı duyulmuyor?”
Yıldar, günümüz güzellik trendlerine karşı bilinçli bir duruş sergiliyor ve doğallıktan yana olduğunu belirtiyor. Teknolojinin sunduğu alternatif yöntemlerden bahsederken, kendi favorisini de paylaşıyor:
“HIFU gibi gelişmiş teknolojilerle cildi genç tutmak mümkün, üstelik yüz hatlarını koruyarak. Ama sanki herkes sabırsız, hemen değişmek ve ‘ideal’ sandığı görüntüye ulaşmak istiyor. Sonuç? Tek tip, ruhsuz ifadeler… Halbuki benim favorim Burcu Esmersoy! O yaş aldığını hiç göstermiyor ama en önemlisi, özgün yüz hatlarını da kaybetmiyor. İşte gerçek zarafet ve akıllı bakım böyle olmalı!”
Son dönemde ekran önünde yer almayan Taşbaşı, bunun bilinçli bir karar olduğunu belirtiyor. Kendi projelerini üretmeye devam ettiğini ve yenilikçi fikirler geliştirmekten büyük keyif aldığını dile getiriyor:
“Ben başka sunucular gibi değilim, fikir ve içerik üretmeden duramıyorum. Sürekli yeni konseptler yaratmak, izleyiciye farklı içerikler sunmak benim için en büyük motivasyon.”
Ancak televizyona dönüşün sadece projeyle ilgili olmadığını vurguluyor:
“Ve bu süreçte… güzellik açısından da kendimi yavaş yavaş hazırlıyorum! Çünkü ekrana dönmek sadece bir proje meselesi değil, aynı zamanda en iyi halinle çıkmayı gerektiriyor.”
Derya Taşbaşı’nın yenilikçi bakış açısı, doğal güzelliğe verdiği önem ve televizyona dönüş heyecanı, onun ekranlardaki yerini ne kadar özel kıldığını bir kez daha kanıtlıyor. İzleyicileriyle yeniden buluşacağı günü merakla bekliyoruz!
