17:15 - Hülya Koçyiğit: “Yeşilçam Döneminin Türk Sinemasındaki Yeri Unutulmamalı”
13:20 - Özgür Aras ve Destek Yayınları El Sıkıştı… Yeni Kitap Haziran’da!
13:10 - Gül Erda’dan “Anne Kafamda Bit Var” Galasına Anlamlı Katılım
13:00 - İstanbul gecelerinin zarif sesi, sahnelerin güçlü kadını: Yasemin Uludoğan…
12:45 - Quality of magazine’den Cahide Palazzo’da 17. yıla özel gövde gösterisi
01:45 - Rotahane’den Ankara’da Görkemli Final
22:30 - Dişi Pavoretti Çilem Duman’dan Görkemli Tanıtım
22:05 - Özgür Aras’tan hayat dersleri “Şöhret sandığınız gibi değil”
21:25 - Zeki Arkun, Simge Sağın ile bir araya geldiği yeni teklisi “Yeni Biri” ile dinleyicisiyle buluştu.
Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Sümbül Ağa karakteriyle tanınan Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyerinin ardından Shakespeare’in ünlü komedisi “Windsor’un Şen Kadınları” ile tiyatro sahnesine güçlü bir dönüş yapıyor.
Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Sümbül Ağa karakteriyle tanınan Selim Bayraktar, 35 yıllık Devlet Tiyatroları kariyerinin ardından Shakespeare’in ünlü komedisi “Windsor’un Şen Kadınları” ile tiyatro sahnesine güçlü bir dönüş yapıyor. Bayraktar, oyunda Falstaff karakterine hayat verirken, yapımın yönetmenliğini de üstleniyor.
Bayraktar’ın ilk özel tiyatro projesi olan müzikli oyunun yardımcı yönetmenliğini Ömer Alper İzci üstleniyor. Shakespeare’in klasik metni; müzik, ritim ve fiziksel oyunculuğun öne çıktığı çağdaş bir sahne diliyle yeniden yorumlanıyor.
Oyunun merkezinde, Rönesans’la birlikte itibarı sarsılan şövalyelik anlayışının ironik temsilcisi Falstaff yer alıyor. Windsor kasabasının düzenli yaşamı, Falstaff’ın gelişiyle mizah ve kaos içinde yeniden şekilleniyor.
Selim Bayraktar, oyuna dair düşüncelerini şu sözlerle özetliyor:
“Falstaff yalnızca komik bir figür değil; çöken bir sınıfın ironik aynasıdır.”
Provaları başlayan Windsor’un Şen Kadınları, çağdaş yorumu ve güçlü sahne diliyle sezonun dikkat çeken tiyatro yapımları arasında yer almaya hazırlanıyor.
